Thursday, January 12, 2017

Madencilik Sektörünün Geleceği Uzayda Olabilir Mi?




Hayatımızın bir noktasında, birçoğumuzun, yeryüzüne zarar veren, toprağımızı, havamızı, suyumuzu kirleten maden şirketlerinden en az birine sövmüşlüğümüz vardır. "Çekin o pis ellerinizi yeryüzünden!" diye bağırasınız gelmiştir. Bazılarınız gidip yerinde protesto etmiş, gerçekten de bunları bağırmıştır. İşte hayatında bir kez bile olsun bu noktaya gelmiş olan okurlar için güzel bir haberim var. İster inanın, ister inanmayın ama şimdi, o maden şirketlerinin bir kısmı "o pis ellerini", yeryüzünden çekmeye hazırlanıyorlar.



via GIPHY

Dünya'daki yeraltı kaynaklarının sınırlılığı, savaşlara dahi neden olmuş olan, ciddi bir konu. Oysa ki uzay çalışmaları, insanlığın -fosil yakıtlar hariç- bu konuları barışçıl yollardan çözmesine olanak tanıyacak noktaya geldi artık. Şöyle ki, Dünya'da bulunan elementlerin hemen hepsi, Güneş Sisteminin farklı öğelerinde de bolca var. Özellikle belirtmek gerekirse, gök taşları ve kuyruklu yıldızlar gibi gök cisimleri, demir, nikel, alüminyum, gümüş, titanyum ve hatta altın gibi maddelerden oluşmuş olabiliyor, veya bu maddeleri içlerinde barındırabiliyorlar. Bu yüzden maden şirketleri artık yavaş yavaş, uzay ajansları ile ortaklık kurma ve uzay madenciliği için teknoloji geliştirme yollarına girmeye başladılar.

Bu konu ile ilgili bir örnek isterseniz şu makaleye göz atabilirsiniz:

İngilizce bilmeyenler veya okumaya üşenenler için kısaca açıklayayım:
Kanada'nın Ontario eyaletinden küçük bir maden şirketi Kanada Uzay Ajansı ve NASA ile bir ortaklığa girmeye hazırlanıyorlar. Ay'da yapılacak bir zemin etüdü için robotik bir araç geliştirmişler. Şimdi bu projeye dahil olabilmeleri için, Kanada Uzay Ajansı'nın, Kanada Hükümeti'nden yetki alması gerekiyor. Bir süredir sadece yeryüzü izleme uydularına, Canadarm 1 ve 2 ve Dextre adı verilen, Uluslararası Uzay İstasyonu tarafından kullanılan robotik kollara ve astronot yetiştirmeye odaklanmış olan Ajans, bakalım önümüzdeki günlerde Trudeau'nun kabinesinden Ay'a gitme iznini koparabilecek mi.

Phiae iniş modülü.


Belki geçen senelerde bir yerlerde denk gelmişsinizdir:  12 Kasım 2014'te, minik bir iniş modülü olan Philae, 67P/Churyumov–Gerasimenko adlı kuyruklu yıldızın yörüngesinde dönmekte olan Rosetta uzay aracından ayrılıp, söz konusu kuyruklu yıldızın yüzeyine tarihi bir iniş yapmıştı. İniş sırasında çıkan bir sorun, Philae'nin ineceği noktadan sekip, kuyruklu yıldızın, güneş görmeyen bir bölgesine fırlamasına neden olmuş ve bu da uzay aracının güneş pillerini dolduramayıp, görevini tamamlayamadan etkisiz hale gelmesine yol açmıştı. Her ne kadar hedefine tam olarak ulaşamasa da bu iniş, kuyruklu yıldızlar hakkında bir çok veri sağlaması ve gezegen/uydu haricinde bir gök cismine iniş yapılabileceğini göstermiş olması açısından tarihi  bir önem taşımaktadır.

Rosetta uzay aracı.


Arupa Uzay Ajansı'nın koordine ettiği Rosetta/Philae görevi, uzay aracının fırlatıldığı 2004 tarihinden, görevin, kuyruklu yıldıza kontrollü iniş ile sonlandırıldığı 30 Eylül 2016 tarihine dek sürdü. Aynı ay içinde, bu kez NASA, biraz daha gelişmiş bir görev peşinde olan Osiris-Rex uzay aracını, Bennu adlı gök taşına doğru olan yolculuğuna uğurladı. Osiris-Rex uzay aracının bu yıl içinde, gök taşının yörüngesine girmesi bekleniyor. Ağustos 2018 itibarıyla ise araç, gök taşının üzerinden örnek parçalar alacak. Aracın, 2023 yılın da gök taşından aldığı örneklerle birlikte Dünya'ya geri dönmesi planlanıyor.

Osiris-Rex uzay aracı Bennu adlı gök taşından örnek alırken. (Temsili)


Ayrıca NASA, geçtiğimiz günlerde iki yeni keşif görevine daha onay verdi. Adları Lucy ve Psyche olarak belirlenen uzay araçlarından Lucy Dünya'dan, 2021 yılında yola çıkıp bir dizi gök taşını inceleyecek. 2023 yılında fırlatılması planlanan Psyche uzay aracının görevi ise demir-nikel karışımından ve diğer alaşımlardan oluşan aynı adlı gök taşını keşfe çıkacak.

Lucy (solda) ve Psyche (sağda) uzay araçları. (Temsili)


Tüm bu gök taşı inceleme araçlarının yapacağı işlere ve az önce paylaştığım yazıdaki -henüz resmi olarak duyrulmamışsa da- Ay'da zemin etüdü görevine bakarak, madencilik sektörünün önümüzdeki 20 yıl içinde başka gök cisimlerine taşınacağını öngörmek mümkün. 

Bazı medya organlarının duyurduğu üzre, çalışmaları tamamlanmış olan ve açılmayı bekleyen bir Türkiye Uzay Ajansı'mız varmış. Bu ajansın, bir an önce haberlere konu olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmesini ve papaz eriğini imam eriğine çevirme projesinden daha ciddi işlere imza atmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Ülkemizin kaçırdığı trenlere, uzay madenciliğinin de eklenmemesini umut ediyor, Ata'mızın özlü bir sözüne yer vererek bu yazıyı sonlandırıyorum. 

"İstikbal göklerdedir."

Saygılar. 

0 comments:

Blog Archive

Powered by Blogger.