Sunday, October 23, 2016

Prince Edward County'ye Türkiye'den bir aile taşındı

Merhabalar.

Eşim, 3,5 yaşındaki çocuğum ve iki köpeğimle birlikte Kuşadası'ndan Kanada'ya taşınalı yaklaşık 1 ay ve 1 hafta oldu. Henüz yolun başındayken, buradaki deneyimlerimi paylaşacağım bir blog başlatayım istedim. 

"Oraları çok merak ediyoruz. Neler yaptığını mutlaka paylaş. Bol bol fotograf yolla, yazı yaz." diyen ailem ve arkadaşlarım: Bu blog öncelikle sizin için açıldı. Beğendiğiniz takdirde, yazılarımın linklerini sosyal medya sayfalarınızda paylaşıp daha geniş bir okur kitlesine ulaşmamı sağlayabilirsiniz.



...

Eşim Kanada vatandaşı olduğu için, Kanada'ya taşınmak bizim için hep bir seçenekti ama bu yıla kadar Türkiye'den gitmeye pek de gönlümüz yoktu açıkçası. Keyfimiz yerindeydi. Memleketim olan Kuşadası'nın, yaşamak için de çocuk büyütmek için de Türkiye'nin en uygun yerlerinden biri olduğunu düşünüyorduk.


Zamanla, hem ülkenin içinde bulunduğu kavga gürültü ve gerilim hali, hem de çocuğun okul çağına gelmesi ve eğitim sisteminin her gün daha mantıksız ve manasız olmaya devam etmesi sebebiyle bizde de Kanada'ya taşınma konusu yavaş yavaş dillenmeye başladı.

Derken, 2015 Kasım'ında, çocuğumuzun vatandaşlığı ve benim göçmenliğim için başvuruyu yaptık. Babasından dolayı, çocuğumuzun Kanada vatandaşlığı hemen onaylandı. Ne var ki Kanada, evlilik yoluyla eşlere vatandaşlık veren bir ülke değil. Kanada, vatandaşlarının yabancı uyruklu eşlerine önce göçmen statüsü veriyor. Vatandaşlık ise ancak ülke topraklarında göçmen olarak birkaç sene yaşadıktan sonra edinilebiliyor.

Göçmen başvurusu yapmak da bir mesele. Öncelikle evliliğin amacı ve gerçekliği ile ilgili bir sürü belge istiyorlar. Bunların arasında, nişan, kına gecesi, düğün gibi geleneksel evlenme seramonilerini yerine getirip getirmediğinizi soran formlar, düğün fotografları, aile fotografları, tanışma hikayenizi anlattığınız bir kompozisyon gibi inanılmaz gariplikte belgeler var. Bunun yanı sıra anlaşmalı bir hastanede, verem ve frengi olup olmadığınıza dair ayrıntılı bir kontrolden geçiyorsunuz.


Belgeleri düzenledikten, noter onaylı çevirttikten ve Konsolosluğa (dilerseniz) posta yoluyla gönderdikten sonra bir bekleme süresi başlıyor. Bu bekleme süresinin bir kısmı eşinizin size sponsor olup olamayacağı ile ilgili bir değerlendirme. Eşiniz size sponsor olabilir diye bir yanıt aldıysanız, bu kez yukarıda bazılarını saydığım belgelerin de bulunduğu, sizin yasal durumunuzla ilgili dosyanın incelenmesini bekliyorsunuz. Bütün süreç 5 ile 9 ay arasında bir zaman tutuyor.

Ben Kasım'da yaptığım başvurunun sonucunu Nisan ayında aldım. Nisan ortasında "Başvurunuz kabul edildi. Pasaportunuzu yollayın" diye bir email aldım. Bir hafta içinde pasaportum, göçmen vizesi basılmış olarak geri geldi.

Sürekli ileri bir tarihe ertelediğimiz taşınma kararı, Mayıs/Haziran civarı ayında 10 günlüğüne Toronto'ya gelip Türkiye'de hasret kaldığımız bir ruh halini deneyimlememizin ardından müthiş bir ivme kazandı. Bu ruh halinden gelecekteki yazılarımda bahsedeceğim.



Daha önce hep uzak bir plan olarak var olan ülke değiştirme ihtimali kesinlik kazanınca tabii ona göre adımlar da atmak gerekti. Bu adımlardan biri de benim 11 yıllık memuriyetimi bırakmam olacaktı. Bir devlet memuru olarak öğretmenlik mesleğinden istifa edeceğimden bahsetmem, ailem ve arkadaşlarım tarafından bir süreliğine deli muamelesi görmeme yol açsa da bunun başka yolu olmadığı aşikardı. Gitmeyi kafaya koyduktan sonra gemileri de yakmak gerekiyordu. Nitekim Ağustos ayında istifa ettim ve Eylül başı, işimle tüm ilişiğim kesildi.



Diğer yandan eşimin, Kanadalı bir yazılım şirketi için evden çalışıyor olması, yaşayacağımız yer konusunda bize seçenek sunuyordu. Toronto, Ottawa gibi büyük şehirler yerine Prince Edward County gibi, göreceli daha huzurlu, kırsal bir bölgede yaşamayı düşünebilmemizin en önemli nedeni eşimin işinin bize tanıdığı esneklikti.

Prince Edward County göç almayan, aksine, göç veren bir şehir. Ana geçim kaynağı tarım ve turizm. Elma bahçeleri, üzüm bağları ve tarihi yerleri ile öne çıkıyor olsa da, County, insanların yaşamak için değil, gezmek için gelmeyi tercih ettikleri bir yer.



Ontario gölünün kıyısında çok şirin bir yarımada üzerinde bulunan şehir, Kanada'nın en güzel plajlarından biri olan Sandbanks'e ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Kanada yerlilerinin ağırlıklı olarak yaşadığı topraklar üzerinde Kanada'nın dörtbir yerinden turist çeken bir krater gölü de yer alıyor.
Birçok çeşit lezzetli sebze ve meyvenin yetiştirildiği, organik tarıma elverişli bu verimli topraklar, her yıl onbinlerce yeme içme meraklısının da ilgisini çekiyor.
Romantik manzaraları, şarap bağları, birbirinden güzel yerel restoranlarıyla büyük şehrin tantanasından sıkılan Torontoluların kaçış yeri burası.


Herkesin bir gün işi gücü bırakıp taşınmayı hayal ettiği el değmemiş küçük sahil kasabası.


Daha fazla bilgi edinmek isteyenler şu linke bir göz atabilirler:
http://prince-edward-county.com/

İlerleyen yazılarımda Prince Edward County'den ayrıntılı olarak bahsedeceğim.










12 comments:

  1. Sizlerle yüz yüze görüşmek istiyorum.

    ReplyDelete
  2. Özlem hanım, bir arkadaş Facebook'ta son yazınızı paylaşmış. Oradan buraya gelip yorumlarda Kuşadası'nı duyunca biraz daha okudum ve hay Allah ya diyorum. Niye gittiniz ki! Daha doğrusu niye daha önce tanışmadık :( benim eşim Amerikalı. 6 sene önce Amerika'dan Kuşadası'na taşındık. Ve eşimin anlaşabileceği insan sayısı o kadar az ki! Zaten dil bir problem. Hiç Türkçe öğrenemedi ki istemiyor da artık. Bir de meslek engeli var. Eşim ve ben de evden çalışıyoruz ve yazılım üzerine. Teknolojiye hakim, o haberleri takip eden ve de kültür olarak yakın bir de anadili İngilizce olan kimse yok burada :/ var olanların hepsi de emekli olmuş. Genelde Türk kocayı takip eden yabancı eşler var. Böyle benim gibi eşini getirmiş burada yaşayan kadın hiç bilmiyorum. Eşim de 60 yaş üstü expatler ile ne konuşacağım ben diyor haklı olarak. :) çok da uzattım ama yani ne iyi olurdu şu son 5-6 senede sizi tanısaydık, eşimin de derdini anlayan, arada beraber bir bira içeceği bir arkadaşı olsaydı. Çoktan gitmişsiniz :( zaten daha önce tanışsaydık göndermezdik sizi -belki de böylesi sizin için daha hayırlı olmuştur. :) Peki var mı burada başka, şöyle bizim yaşlarda, yani 30-50 arası, ana dili İngilizce, teknolojiye meyilli geride bıraktığınız tanıdıklar? :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. yani guldum halinize KUSURA BAKMAYIN ama Kusadasi gibi bir yerde Ingilizce konusan kisi bulamadiniz .Bizlerde Kanada,nin Vancouver sehrinde Turkce konusan kisi bulamiyoruz .ama bir sekilde iyi oluyor hic degilse cocuklarin ve Hanimin Ingilizcesi gelisiyor.



      Delete
    2. Ya hic sormayin :) Ben de buraya gelirken esimi oyle ikna ettim biliyor musunuz? Dedim bak Ada'da herkes Ingilizce konusuyor, dil problem degil. Meger konusulan Ingilizce biraz tarzancaymis. Daha cok satista iyiler. Ne esim onlari anliyor ne de onlar esimi. Herkes degil tabi, iyi konusan da var ama onlarin da meslek hep turizme yonelik. Biz turizmden anlamiyoruz, biraz uzak kaliyoruz ortama :) O yuzden Ozlem Hanim yazilimci Kanadali esim var diyince, dedim tam adamini kacirmisiz ;) Amerika'da yasarken de ben Turkce bilen kimseyi tanimazdim. Haklisiniz, sizin icin iyi olmus, ortama uyum saglamak acisindan ve dili daha iyi ogrenmek icin. Sevgiler :)

      Delete
    3. Hay Allah! Gercekten uzuldum tasinmadan once sizinle tanisamadigimiza. Facebook'ta ekleyin dilerseniz, tatile Kusadasi'na dondugumuzde (Nisan gibi sanirim) goruselim. ☺️

      Delete
  3. Çok güzel bir yazı olmuş, lütfen yazmaya devam edin. Ben de bu yaz yeni mezun bir bilgisayar mühendisi olarak Kanada'ya gelmek için planlar yapıyorum eşinizle meslektaş sayılırız :) Umarım ailenizle yeni ülkenizde çok güzel günler geçirirsiniz.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Cok tesekkur ederim. Umarim calismaktan ve yasamaktan mutlu olacaginiz bir yerde yasarsiniz.

      Delete
  4. Bir Kuşadalı, bir ODTÜ'lü ve bir IT uzmanı olarak yazılarınızı takip ediyorum. Yakın zamanda aynı niyetlerle aynı yollardan geçmeyi umuyorum. Bir gün gelirsem belki karşılarız diye de düşünmüyor değilim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Umarım her şey dilediğiniz gibi olur Mustafa Bey. Saygılar.

      Delete
  5. 1980 Darbesi sonucu da böyle bir göç yasanmisti Türkiye'den.

    Darbenin isden attigi ve uluslararasi resmi kuruluslarda veya sansli ise üniversitelerde is bulup çalismaya gelen akademisyenler ve de ortamdan rahatsiz olup gelecegi düsünerek yurd disina çikan mühendisler.Ne yazik ki 35 sene sonra Türkiye bir travma daha yasiyor.

    ReplyDelete
  6. Demek ki, arabada uyumakta olan ufaklık ile birlikte sizlerle, ( tatile geldiğimiz zaman dışında) İkioluklu yokuşunda karşılayamayacağız..😉 Herşeyin, umduğunuz gibi gelişmesini dilerim. Ada'dan selam ve sevgiler..

    ReplyDelete

Blog Archive

Powered by Blogger.